Küresel ölçekte güzellik müşterileri her yıl tüketim malları kategorisinde 450 milyar USD harcıyor; ancak bu müşterilere hizmet veren perakendecilerin stoklarını bir yerden temin etmesi gerekiyor. İşte burada B2B güzellik markaları devreye giriyor.
Peki sorun ne? B2B güzellik markalarının uzun süre dayandığı geleneksel toptan satış yöntemleri artık alıcı beklentilerini karşılamakta yetersiz kalıyor. B2B satın alma süreçlerini yöneten paydaşlar, kendileri için ürün satın alırken yaşadıkları deneyimin aynısını bekliyor; yani telefon görüşmeleri ya da uzun e-posta zincirleri istemiyorlar. Alıcılar giderek büyük hacimli siparişleri çevrimiçi vermeye daha yatkın hale gelirken, tedarikçileriyle kurdukları kişisel ilişkileri de hâlâ önemsiyorlar.
Bu rehber, alıcı beklentilerini aşan bir e-ticaret stratejisiyle B2B güzellik sektöründen nasıl yararlanabileceğinizi ele alıyor.
B2B güzellik sektöründe ticaret
B2B güzellik sektöründe ticaret, markaların ürünlerini son tüketiciye değil, doğrudan diğer işletmelere sattığı bir iş modelidir. Bu satışlar markanın kendi çevrimiçi mağazası, bir B2B pazaryeri ya da fuar ve güzellik konferansları gibi fiziksel etkinlikler aracılığıyla gerçekleşebilir.
Örneğin bir kozmetik üreticisi, makyaj ürünlerini spa merkezlerine, güzellik salonlarına, perakende iş ortaklarına veya e-ticaret distribütörlerine toplu olarak satabilir. Bu ürünler, doğrudan tüketiciye satışa kıyasla birim başına daha düşük fiyatla sunulur; ancak daha yüksek sipariş hacimleri ve B2B alıcılarla kurulan uzun vadeli ilişkiler bu dengeyi sağlar.
B2B güzellik sektöründe temel iş modelleri ve stratejiler
Geleneksel toptan satış modeli
Toptan e-ticaret modeli, güzellik ürünlerinin B2B olarak satılmasında en yaygın yaklaşımı tanımlar. Bu modelde üreticiler, kozmetik ürünlerini indirimli fiyatlarla ve toplu şekilde diğer perakendecilere satar. Bu perakendeciler ise kendi kâr marjlarını ekleyerek ürünleri yeniden satışa sunar.
Güzellik toptancıları, birim başına daha düşük maliyeti telafi etmek için hacim bazlı fiyatlandırma kullanır. Aynı zamanda perakendecilerle uzun vadeli ilişkiler kurmaya dayanırlar. Doğrudan tüketiciye satış yapan bir güzellik markasının her ay yüzlerce yeni müşteri bulması gerekirken, B2B güzellik toptancıları daha az sayıda ama düzenli ve yüksek hacimli sipariş veren perakende müşterilerle çalışır.
Güzellik sektöründe toptan satışın avantajları şunlardır:
- Büyük hacimli siparişlerle ölçek ekonomisinden faydalanabilirsiniz.
- Toplu satışın lojistik operasyonlarını yöneten uzman bir şirkete dağıtım sürecini devredebilirsiniz.
- Operasyonel karmaşıklık yaşamadan yurtdışına açılabilirsiniz; ürünleri toptan iş ortaklarınıza gönderir, geri kalan süreci onların yönetmesini sağlarsınız.
Güzellik sektöründe toptan satışın dezavantajları ise şunlardır:
- Az sayıda toptan iş ortağına bağımlı olmak risklidir; bir iş ortağı düzenli siparişlerini durdurursa elinizde fazla stok kalabilir.
- Ürünlerinizin perakende fiyatlandırması ve pazarlama konumlandırması üzerinde kontrolünüz sınırlıdır; bu kararları toptan iş ortakları belirler.
Doğrudan profesyonele satış modeli
Hiç bir salona gidip stilistlerin önerdiği ürünlerin sergilendiği rafları fark ettiniz mi? Bu yaklaşım, doğrudan profesyonele satış modeline bir örnektir. Bu modelde B2B güzellik markaları; kuaförler, makyaj sanatçıları veya estetisyenler gibi sektör profesyonelleriyle işbirliği yapar. Bu profesyoneller ürünleri hem kendi hizmetlerinde kullanır hem de müşterilerine yeniden satar.
Doğrudan profesyonele satış modeli genellikle, iş ortaklarınızın spa veya salonlarında ürünlerinizi daha iyi satabilmesi için eğitim ve destek programlarını da içerir.
Örneğin, cilt bakım markası Dermalogica, güzellik profesyonellerini B2B programına katılmaya davet eder. Programda 100.000'den fazla cilt terapisti bulunur ve Shopify destekli bir çevrimiçi “iş merkezi” aracılığıyla perakendecileri özel danışman ekipleriyle buluşturur.
Doğrudan profesyonele satış modelinin avantajları:
- Toptancılar, distribütörler ve aracıları ortadan kaldırarak daha yüksek kâr marjları elde edebilirsiniz.
- Profesyonellerle doğrudan temas, gelecekteki ürün geliştirme süreçleriniz için sektörel trendleri daha yakından takip etmenizi sağlar.
- Belirli bir alana odaklanarak güçlü bir marka itibarı oluşturabilirsiniz; Dermalogica’nın “cilt terapistleri” yaklaşımı gibi.
Doğrudan profesyonele satış modelinin dezavantajları:
- Distribütörler olmadan satış, pazarlama ve lojistik süreçlerini kendi bünyenizde yönetmeniz gerekir.
- Profesyonellerin ürünlerinizi kendi müşterilerine önermesi için yeterli güvenilirliği oluşturmak zaman alabilir.
Hibrit B2B/DTC modeli
Hibrit B2B ve DTC modeli, hem toptan hem de perakende müşterilere hizmet verir. Bu model, iki satış kanalını bir araya getirerek her iki pazarın avantajlarından yararlanmaya ve yalnızca tek bir modele bağlı kalmanın risklerini azaltmaya olanak tanır.
Ancak B2B ve DTC süreçlerinde fiyatlandırma, stok yönetimi, iletişim dili ve sipariş karşılama operasyonlarını birlikte yürütmenin daha fazla kaynak gerektirdiğini unutmamak gerekir. Bu nedenle, her iki yapıyı da aynı mağaza üzerinden yönetebilen birleşik bir ticaret platformu kullanmak faydalı olabilir.
Örneğin Shopify, DTC e-ticaret sitenizle aynı altyapıyı kullanan, şifre korumalı bir B2B portalı oluşturur. Onaylanan B2B alıcılar bu portala giriş yaparak:
- Kendilerine özel ürün kataloglarını görüntüleyebilir
- Toptan fiyat listelerine erişebilir
- Minimum sipariş miktarlarını inceleyebilir
- Esnek ödeme koşullarıyla sipariş oluşturup ödeme yapabilir
- Sipariş geçmişini görüntüleyip tekrar sipariş verebilir
Kozmetik markası SWATI’nin kurucu ortağı ve CEO’su Vishal Nanda bu konuda şöyle diyor: “Shopify’ın B2B yapısını anlamak çok kolaydı. Eski platformumuzda kurumsal müşterileri desteklemek oldukça zordu, ancak şimdi müşterilerimizi daha iyi destekleyebileceğimiz çok daha akıcı bir süreç oluşturuyoruz.”
B2B güzellik platformunuzu oluşturmak: Teknoloji gereksinimleri
Birçok güzellik perakendecisi, ürünlerini diğer işletmelere satmak için gereken teknik altyapıyı kurmakta zorlanır. Bu durum, özellikle DTC mağazanızın yanında bir B2B operasyon yürütüyorsanız daha da belirgin hale gelir.
Geleneksel yaklaşım, her satış kanalını destekleyen iki ayrı platform kullanmaktı; her birinin kendi stok ve sipariş yönetim sistemleri bulunurdu. Ancak bu parçalı yapı birçok sorunu beraberinde getirir.
Örneğin bir B2B müşteri büyük bir sipariş vererek stoklarınızı tüketebilir. Ancak DTC mağazanız aynı sistemle entegre çalışmadığı için ürün hâlâ “stokta var” olarak görünebilir. Bu durumda müşteriye geri dönüp ürünün aslında tükendiğini açıklamanız gerekir ve bu da müşteri ilişkisine zarar verebilir.
Shopify’ın birleşik ticaret platformu ile B2B ve DTC kanallarından gelen stok, sipariş ve müşteri verileri tek bir merkezi sistemde toplanır. Böylece işletmenizin tüm operasyonlarını yöneten merkezi bir “beyin” oluşur. Bu platform, aşağıdaki temel bileşenleri standart olarak sunar:
- Tüm operasyonlarınız için tek ve güvenilir bir veri kaynağı sağlayan birleşik veri yapısı
- Kurumsal kaynak planlama (ERP), stok yönetimi ve müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) sistemleriyle entegrasyon
- Her iki satış kanalı için güvenlik ve veri uyumluluğu
- Tekrarlayan görevleri otomatikleştirerek kaynak tasarrufu sağlayan iş akışları
- Her bir kanal (veya birleşik olarak her ikisi) için detaylı analizler ve satış raporları
Daha az parçalı entegrasyon ve daha az ara katman yazılımı, operasyonel verimliliği arttırır ve daha da önemlisi maliyetleri düşürür. Perakendeciler, Shopify’ı benimsediklerinde toplam sahip olma maliyetlerini ortalama %36 azaltır.
Dermalogica’da dijitalden sorumlu yardımcı direktör Kevin Rowlands bu konuda şöyle diyor: “Bizim gibi geniş bir teknik ekibe sahip olmayan şirketler için, ihtiyaçlarımızın %75’ini hazır olarak karşılayan bir çözüm kullanmak yalnızca geliştirme maliyetlerinde bile binlerce dolar tasarruf etmemizi sağlıyor.”
Başarı hikâyesi: AMR Hair & Beauty
AMR Hair & Beauty, 16 yaşındaki girişimci Ammar Issa tarafından kurulduğu günden bu yana büyük bir yol kat etti. Şirket, daha önce DTC ve B2B operasyonlarını yönetmek için WordPress ve WooCommerce olmak üzere iki ayrı sistem kullanıyordu. Ancak Ammar’ın da belirttiği gibi: “Site, Black Friday sırasında çöküyordu ve yeniden ayağa kaldırmamız saatler alıyordu.”
B2B operasyonları da aynı derecede karmaşıktı. Zayıf site içi arama fonksiyonu, toptan alıcıların 6.000’den fazla SKU içeren katalogda aradıkları ürünleri bulmasını zorlaştırıyordu. Bu nedenle çoğu alıcı siparişlerini telefon ve e-posta gibi daha geleneksel yöntemlerle veriyor, bu da operasyonlar üzerinde ciddi bir yük oluşturuyordu.
AMR Hair & Beauty, hem DTC hem de B2B müşterileri için kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla Shopify’a geçti. Bu geçişle birlikte sayfa yüklenme hızında ve ortalama oturum süresinde belirgin bir iyileşme sağlandı. Geliştirilmiş arama ve filtreleme özellikleri sayesinde toptan alıcılar ürün kataloğunu daha kolay daraltabildi ve işlemlerini çevrimiçi olarak tamamlayabildi.
Bugün Avustralya’nın önde gelen saç ve güzellik tedarikçilerinden biri olan AMR Hair & Beauty, Shopify sayesinde:
- Satışlarını üç katına çıkardı
- B2B ortalama sipariş değerini %77 arttırdı
- Dönüşüm oranını yıllık bazda %93 yükseltti
Ammar bu sistemi şöyle açıklıyor: “Şu anda iki ayrı giriş seçeneğimiz var; biri bireysel müşteriler, diğeri B2B müşteriler için. B2B müşteriler için 10 farklı fiyatlandırma seviyemiz bulunuyor ve Shopify, müşterinin statüsüne göre doğru fiyatı otomatik olarak gösteriyor.”
B2B güzellik sektöründe başarı için fiyatlandırma stratejileri
B2B fiyatlandırma stratejileri, DTC’ye kıyasla önemli ölçüde farklıdır, çünkü alıcılar daha düşük fiyatlar, esnek ödeme koşulları ve minimum sipariş miktarları bekler.
Geleneksel yaklaşım, sipariş miktarı arttıkça birim fiyatın düştüğü hacim bazlı fiyatlandırmadır. Bu model, toplu alımları teşvik eder ve toptancıların daha büyük siparişler vermesini sağlar. Sipariş edilen ürün miktarı arttıkça, ürün başına ödenen tutar azalır.
Bununla birlikte, müşteri bazlı fiyatlandırmayı da değerlendirebilirsiniz. Bu modelde ürün fiyatları her alıcıya özel olarak belirlenir. Örneğin perakendeciler ve profesyoneller için farklı fiyat seviyeleri oluşturabilir ya da uluslararası gönderim maliyetlerini karşılamak için yurtdışındaki müşterilere daha yüksek toptan fiyatlar sunabilirsiniz.
B2B güzellik satışlarını kârlı tutmanın yolları
B2B ve DTC satışlar arasındaki temel fark, güzellik ürünlerinin B2B’de daha düşük birim fiyatla satılmasıdır. Kârlılığı korumak için:
- Minimum sipariş miktarlarını (MOQ) belirleyin. Büyük siparişleri teşvik etmeniz, toptancıların her zaman bu tekliften yararlanacağı anlamına gelmez. Pazarlama, lojistik ve üretim gibi B2B maliyetlerini karşılayabilmek için MOQ’u uygulayarak kârlılığı güvence altına alın.
- Kademeli fiyatlandırma yapısı kullanın. Örneğin bir spa 100–249 adet ürün satın alıyorsa bir nemlendiricinin birim fiyatı 13 dolar olabilir. 250–499 adetlik siparişlerde ise bu fiyat 10 dolara düşebilir. Bu model, alıcıları daha büyük siparişler vermeye teşvik eder.
- Sezonluk fiyat ayarlamaları yapın. Fiyatlandırma analiz araçları kullanarak büyük veri setlerini inceleyin ve B2B alıcılarının ne kadar ödemeye istekli olduğunu tahmin edin. Mali yılın sonuna yaklaşırken bütçelerini kullanma eğilimleri var mı? Black Friday veya Cyber Monday gibi dönemlerde yeniden satış için ürün ihtiyacı artıyor mu? Bu faktörler alıcının ödeme isteğini doğrudan etkiler.
- Sadece fiyat üzerinden değil, diğer unsurlar üzerinden de pazarlık yapın. İndirimler kararsız alıcıları ikna edebilir, ancak bu tek yöntem değildir. Kârlılığı korumak için teslimat hızı, ürün eğitimi veya esnek ödeme koşulları (örneğin Net 60) gibi ek avantajlar sunabilirsiniz.

B2B güzellik sektörü için tedarik zinciri ve stok yönetimi
Güzellik ürünlerinin tedarik ve dağıtım süreci başlı başına karmaşıktır. Ürünler, özellikle farklı düzenlemelere sahip bölgelere B2B satış yapıyorsanız, uyumluluk ve etiketleme gerekliliklerini karşılamak zorundadır. Ayrıca çoğu kozmetik ürünün raf ömrü sınırlıdır ve ısı, ışık veya hava temasından uzak tutulması gibi özel saklama koşulları gerektirir.
B2B güzellik operasyonlarınızı büyütürken tedarik zincirinizi nasıl yöneteceğinizi planlamanız gerekir:
- Stok yönetimi: Tüm satış kanallarınızı birleşik bir stok yönetim sistemiyle entegre edin (örneğin Shopify’da olduğu gibi). Yeni stok girişlerinde, son kullanma tarihlerini eklemek için özel alanlar kullanın. Ürünlerin son kullanma tarihleri dolmadan önce satılmasını sağlamak için ilk giren ilk çıkar (FIFO) yöntemini uygulayın.
- Stok depolama: Çoğu güzellik ürünü aşırı ısıya, ışığa veya havaya maruz kaldığında bozulur. Depoda bu etkileri en aza indirecek akıllı saklama çözümleri uygulayın. Ayrıca taşıma sırasında bozulmayı önlemek için sıcaklık kontrollü depolama konusunda uzmanlaşmış bir üçüncü parti lojistik (3PL) firmasıyla çalışmayı değerlendirin.
- Uyumluluk gereklilikleri: Güzellik ürünleri—ister toptan ister DTC olsun—etiketleme, içerik güvenliği ve üretim standartlarına uygun olmalıdır. Uluslararası B2B satışlarda ise her ülkenin farklı düzenlemeleri bulunduğundan süreç daha karmaşık hale gelebilir.
- İade ve değişim politikaları: Kozmetik ürünler açıldığında müdahale edilmiş sayılabilir. Bu nedenle B2B iade politikanızda iade veya değişim kabul edip etmediğinizi ve hangi şartlarda kabul ettiğinizi net şekilde belirtin. Örneğin yalnızca orijinal ambalajı açılmamış ürünler için iade kabul etmeyi tercih edebilirsiniz.
B2B güzellik işinizi pazarlamak
B2B müşteri yolculuğu oldukça farklıdır; bu nedenle yalnızca DTC odaklı markaların kullandığı pazarlama stratejileri, B2B’ye yöneldikçe aynı etkiyi göstermez. İşte güzellik sektöründe toptan satış için kendini kanıtlamış bazı pazarlama stratejileri:
Güzellik profesyonelleri için içerik pazarlaması
İçerik pazarlaması, güzellik profesyonellerine yönelik eğitici içerikler sunarak markanızı güvenilir bir referans noktası olarak konumlandırmayı ve profesyonellerin ürün bilgilerini arttırarak daha etkili satış yapmalarını sağlamayı hedefler.
B2B güzellik sektöründe içerik pazarlaması şu formatlarda olabilir:
- İçerik rehberleri (ingredient guides)
- Ürün eğitimi ve sertifika programları
- Sektör trend analizleri ve içgörüler
- Satış performansını arttırmaya yönelik webinarlar
Güzellik sektörü oldukça hızlı değişen bir yapıya sahiptir. Her yıl yeni trendler ortaya çıkar; örneğin bir dönem popüler olan abartılı kaş çizimleri ve yoğun “baking” makyaj teknikleri yerini daha temiz ve doğal görünümlere bırakmıştır.
İçerik pazarlaması, B2B alıcıların kendi alanlarında uzman olarak görülme isteğini destekler. Yeni trendleri öne çıkarabilir ve alıcılara bu trendlere nasıl adapte olacaklarını öğretebilirsiniz. Böylece onların nihai hedeflerine ulaşmalarını desteklersiniz; kendi sektörlerinde güvenilir bir otorite haline gelmelerine katkı sağlarsınız.
Ticaret fuarı ve etkinlik stratejisi
Toptancılar genellikle güvendikleri tedarikçilerden düzenli sipariş verir. Bazı alıcılar, toplu siparişi çevrimiçi olarak vermeden önce bu tedarikçilerle yüz yüze görüşmek ister. Fuarlar, hem bu güveni inşa etmenizi hem de toptan güzellik ürünlerinizin bilinirliğini arttırmayı sağlar. Değerlendirebileceğiniz fuarlardan bazıları:
- Cosmoprof Worldwide
- International Beauty Show
- International Esthetics, Cosmetics & Spa Conference
- Expo Beauty Show
Potansiyel müşteriler fuar sırasında hemen sipariş vermese bile iletişim bilgilerini mutlaka toplayın ve B2B satış ekibinizin fuar sonrasındaki haftalarda veya aylarda bu kişilerle iletişime geçmesini sağlayın. Zihinlerde yer etmek, ihtiyaç duyduklarında ilk başvuracakları marka olmanızı sağlar.
Ancak güzellik fuarları yalnızca B2B müşteri kazanımı için değildir; aynı zamanda potansiyel iş ortakları bulmak için de güçlü bir fırsattır. Bu etkinliklerde sektör profesyonelleriyle kuracağınız bağlantılar sayesinde, örneğin profesyonel bir makyaj sanatçısıyla influencer işbirliği gibi ortaklıkların kapısını aralayabilirsiniz.
Dijital pazarlama kanalları
Toptan güzellik ürünleri satın alanlar da sonuçta gerçek insanlardır; bilgi edinmek, eğlenmek ve tedarikçilerle bağlantı kurmak için dijital kanalları kullanırlar. Bu kanallar, TikTok veya Instagram gibi DTC odaklı platformlardan farklı olsa da, B2B güzellik işletmenizin şu platformlarda aktif olması gerekir:
- LinkedIn pazarlaması: Spa ve salon sahipleri gibi güzellik profesyonelleriyle bağlantı kurarak potansiyel müşterilerle ilişkiler geliştirin.
- E-posta pazarlaması: Potansiyel bir toptan alıcı hakkında daha önce topladığınız verileri - örneğin bir fuarda paylaştığı ihtiyaçları - kullanarak daha kişiselleştirilmiş iletişim kurun.
- Satış ortaklığı veya influencer işbirlikleri: Sektör profesyonellerini, sponsorlu içerikler (influencer pazarlamasına benzer şekilde) veya bir satış ortaklığı programı üzerinden komisyon karşılığında markanızı tanıtmaya teşvik edin. Shopify Collabs, her iki yaklaşımı da ölçeklendirmenize yardımcı olur.
B2B güzellik operasyonlarını ölçeklendirmek
Yurtdışına açılmak ya da sektör profesyonelleriyle stratejik işbirlikleri kurmak gibi büyük hedefleriniz olabilir. Ancak bu daha karmaşık operasyonları destekleyecek altyapınız yoksa, uygulama süreci uzar ve maliyetler artar—hatta proje daha başlamadan rafa kalkabilir.
En kritik soru şu: B2B e-ticaret platformunuz, özellikle yoğun satış dönemlerinde artan müşteri talebini karşılayabilecek mi? Sistem kesintileri doğrudan gelir kaybına yol açar. Bu riski en baştan önlemek için Shopify gibi kurumsal düzeyde bir platforma geçiş yapmayı değerlendirebilirsiniz.
Shopify Managed Markets, uluslararası büyümeyi kolaylaştırır. Halihazırda hem DTC hem de B2B operasyonlarını yöneten aynı mağaza üzerinden; site içeriğini çevirebilir, para birimlerini dönüştürebilir ve ödeme adımında uluslararası kargo ücretlerini gösterebilirsiniz. Üstelik bu süreç için B2B satış ekiplerinin manuel müdahalesine gerek kalmaz.
Örneğin lüks parfüm markası WHO IS ELIJAH, B2B ve DTC operasyonlarını birleştirmek için Shopify’a geçiş yaptı. Bugün yurtdışındaki kilit pazarlara hizmet veren sekiz farklı mağazasıyla faaliyet gösteriyor. Bu yaklaşım, DTC e-ticaret satışlarını %400 arttırırken, B2B uluslararası büyümede yıllık %50 artış sağladı.
Teknik lider Brylee Lonesborough bu süreci şöyle açıklıyor: “Toptan müşterilerimiz için özel fiyatlandırmaya ihtiyaç duymamızın nedenlerinden biri, farklı B2B kategorilerine ayrılmalarıydı; bazıları sabit marjlarla çalışırken, bazılarını biz yönetebiliyorduk. Shopify’ın B2B tarafındaki özel katalog özellikleri sayesinde her müşteri grubuna özel fiyatlandırma belirleyebildik ve böylece daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunabildik.”
B2B güzellik sektöründe ticaretin geleceği
B2B güzellik sektöründe yapay zekâ ve kişiselleştirme
Güzellik doğası gereği kişiseldir. Herkes kozmetik ürünleri aynı nedenle kullanmaz; bazıları kendini iyi hissetmek isterken, bazıları makyajı bir ifade biçimi olarak görür. Yapay zekâ, perakendecilerin bu bireysel tercihleri karşılamasına yardımcı olurken, insan desteğini aynı oranda arttırmadan ölçeklenmeyi mümkün kılar.
McKinsey'e göre üretken yapay zekâ, yalnızca güzellik sektöründeki etkisiyle küresel ekonomiye 10 milyar dolara kadar katkı sağlayabilir.
Bu durum B2B markalar için pratikte şöyle görünüyor:
- Ürün araştırma ve geliştirme süreçlerini yönlendirmek için içerik etkinliği, regülasyon verileri ve pazardaki boşlukları analiz etmek üzere yapay zekâ kullanmak
- Mevsimsel SKU’larda veya raf ömrü kısa cilt bakım ürünlerinde aşırı üretimi önlemek için talep tahmini yapmak
- Güzellik eğitim platformlarında yapay zekâ destekli öğreticiler veya öğrenme asistanları oluşturmak; örneğin ürün bilgisini daha etkileşimli ve ilgi çekici hale getiren bir sohbet asistanı kullanmak
Sürdürülebilirlik ve temiz güzellik trendleri
Kat kat fondöten ve aşırı dolgun dudakların dönemi geride kaldı. Güzellik sektörü artık daha doğal görünümlere odaklanıyor; nitekim temiz içerikli güzellik ürünleri pazarının 2030 yılına kadar 21,29 milyar USD değere ulaşması bekleniyor. Bu dönüşümü tetikleyen iki temel unsur var.
İlki Z kuşağı: Bu neslin %30'u güzellik ve kişisel bakıma diğer tüm ürün kategorilerinden daha fazla harcıyor. Starface'in başkanı Kara Brothers, bir Shopify Masters bölümünde şöyle diyor: “Piyasada çok güçlü cilt bakım markaları var. Elbette sayıları fazla ve her geçen gün daha da artıyor. Ama biz, doğrudan Gen Z tüketicisine hitap eden bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. Kendini ifade etmeyi çok önemsiyorlar ve eğlenmeyi seviyorlar.”
Temiz içerikli güzellik ürünlerine yönelimi hızlandıran bir diğer unsur ise sürdürülebilir ürünlere olan artan talep. Yakın tarihli bir rapora göre tüketicilerin yaklaşık dörtte üçü, kişisel bakım ürünlerinde organik içerikleri önemli buluyor. Hatta %45’i bu ürünler için daha fazla ödemeye hazır.
B2B güzellik sektöründe başarı hikâyenizi oluşturmak
B2B satış yapmak için gereken geleneksel altyapı artık telefon sistemleri ve uzun e-posta zincirlerinden ibaret değil. Güzellik sektöründeki alıcılar, tedarikçilerden çevrimiçi olarak doğrudan satın alma konusunda daha rahat hale geldikçe, bir B2B e-ticaret platformu en değerli yatırımlardan biri haline geliyor.
Shopify’ın B2B e-ticaret platformu, toptan güzellik ürünlerini çevrimiçi satmak için ihtiyaç duyduğunuz her şeyi sunar. Üstelik bu yapı, DTC müşterilere hizmet veren altyapıyla aynıdır; böylece işinizin tüm süreçlerini yöneten tek ve merkezi bir sistem elde edersiniz. Bu sistem, esmi gibi B2B güzellik markalarının web bakım maliyetlerini %85 azaltmasına ve tekrar alışveriş yapan müşteri oranını %19 arttırmasına yardımcı oldu. Sıradaki siz misiniz?


